
Birlik fikri, ideali ve amacı, adına "ruhsal" dediğimiz, öze dayalı, anlam içeren ve bunun neticesinde sıradan olmayan bir farkındalık oluşturan konularla ilgili herkes için, bir şekilde hep vardır.
Birliğin doğasında var olan ve bizlere işaret edilen, önemi anlaşılması gerekli bir çok başlık vardır. Her biri yüksek bir şuursal algılama ve çalışma gerektiren, hatta üzerinde ortak şuurla çalışılması gereken bu başlıklardan bazıları, tahmin edebileceğiniz gibi bu toplantımızın da temaları olan “Hizmet, Sevgi, Sevinç ve Ebediyet'e doğuş” tur.
Her biri buradaki bütün değerli varlıklar tarafından üzerinde zaman zaman yada halen düşünülmüş, konuşulmuş ve çalışmaları yapılmış ve yapılmaktadır.
Yıllarca, ayrı ayrı, farklı gibi görünen bir çok konu kendilerine görev verilmiş olanlar tarafından veya kendisini gönülce göreve adamış niceleri tarafından çalışılmıştır. Ülkemizde veya Dünyada bir çok örnekleri olan bu "farklı diller" in aslında hepsi aynı şeyi anlatmaktadır ve bütün realitelerde işaret edilen tek bir nokta vardır oda Bir olmak tır, bütünlenmektir.
Sezgilerimiz ve Ruhsal kanaldan alınan bilgiler bizlere Dünyanın artık "birlik" içerisinde olması gerektiğini ve bunun olamadığı - yaşanmadığı her anın bizler için kayıp olduğunu iletmektedirler.
Bu kaybı mümkünce en aza indirebilmek için tek tek değişmek mecburiyetlerimiz vardır, değişmek önce bizlere görev edilmiştir sonrasında ise bizden dalga dalga yayılarak çevremizi sarması ve kümeler oluşturması amaçlanmıştır. Bu konudaki samimiyetlerimizin Yüksek Ruhsal realiteler ve yüksek şuur katmanlarınca destekleneceğine inanmaktayız, birlik ancak onların desteği ile sağlanacaktır fakat çok önemli bir şartla... O şart, gönülce samimiyet içerisinde olduğumuzu hem birbirimize hemde bağlantılı olduğumuz Yüksek mekanizmalara göstermek olacaktır ve inanıyoruz ki nihayet gönülden olan ve yapılan her şey her zaman karşılığını bulacaktır.
Kendi özünde hem kendisine hemde dışarıya karşı samimi olabilen, Tanrının bu dünyadaki yansıması olabilen herkes, o büyük coşkuyu, sevinci ve neşeyi birbiri üzerinden deneyimleyerek yaşayacaktır ve bunun bir ayrıcalığı olmayacaktır.
Konuyu basit olarak çok doğru bir şekilde algılamanın zihinlerimizdeki bazı karmaşaları ortadan kaldıracağı fikrine sahip olarak, biliyoruz ki Dünya büyük kargaşalar yaşamakta ve bu kargaşa hali çoğalarak devem etmektedir... Bunun böyle olmasına karşı bizlerden beklenen görevlilik gün be gün artarak çoğalmaktadır. Göreve talip olmak ve bu görevi başarmak için alacağımız yardımları doğru kullanabilmek hepimizin nasibi ve hakedişi olsun. Birbirimiz üzerinden tabi tutulduğumuz sınavlarımız, birbirimize karşı gönülce karşılayışlarımız ve kazançlarımız olsun.
Hizmetimizle, sevgimizle, sevincimizle ne kadar çok insana ulaşabilirsek, ebediyet hepimiz için hakedilmiş büyük bir sevgi ve sevinç olarak yaşanacaktır.
Konuşmamı burada sonlandırırken artık fizik beden ifadesi ile aramızda olmayan ama varlığı bize her zaman hissettirilen, bize bu gruba katıldığımız günden sonsuza kadar bir ağabey bir baba şefkati ve dikkati ile bakan Halim Gürol'un bir cümlesini hatırlatmak istiyorum. Halim Bey bir konuşmasında şöyle demişti: "Hayırlı, umut verici, gönül değerlerini yapıcı, kardeşlik duygusuyla, bizlere yakışan beraberlik içinde olduğumuz şu toplanmada amacımız, insanlık yerini muhafaza etmekle, görevini buldurmak ve görev ortamlarını fazlalaştırmakla tekâmül hızını arttırmaktır.
Ve Allah’ın insana yüklediği sorumlulukta, böylesine yüce duygularla, yarının kardeşlik dünyasına barış ve birlik kapısını açtırmaktır. Buna inanıyoruz ve onun için burada hep beraberiz.""
Zaman Dostları / 4. Dostluk Toplantısı Konuşması
Volkan Topaloğlu - 15.5.2010 *dostsite.org*