dost_site dost_site
Dost Site Anasayfası
dost_site
dost_site dost_site
dost_site
dost_site

Birisi güzel bir söz söylüyorsa bu, dinleyenin dinlemesinden, anlamasından ileri gelir.
                                      Mevlana 


dost_site
Dost Site Anasayfası ayrac Hakkımızda ayrac Yazılar ayrac Forum ayrac İletişim
 
 

Kıyametin Gerçek Anlamı

YAZICI DOSTU


           Din kitaplarında belirtilen Kıyamet günü, mezarlarından teker teker ve topluca di­rilecek olan ölülerden, hesap gü­nünden ve dünyanın sonundan bah­sedilir. Önce bu bilginin bir sembol ol­duğunu ve ifade ettiği mananın, de­rinliğini kavramamız gerekmekte­dir. O gün ölüler mezarların­dan dirilip ayağa kalkacaklardır fakat tasavvur edilen manada değil.

           Burada, ölü olarak nitelendiri­len: Henüz bir insan varlığı olarak niçin var olduklarını idrak edemeyenler. Benliğinden habersiz yaşayanlar. Haberdar olup da maddî âle­min çekiciliğinden ve zevk zincirinden kendini kurtaramayanlar. Bir takım yozlaşmış katı doktrin ve öğretilerin çerçevesinden dı­şarı çıkamayarak saplanıp kalan­lar. Bencillik ve nefsaniyet içinde boğulanlar. Düşünce elastikiyetini kazan­mamış kimseler. İnançsız vb. yaşayış içinde o­lanlardır.

           Otomatizma içinde yaşayan bu tip kişilerin bu bilgide ölüye ben­zetilmelerinin sebebini şöyle açıklayabiliriz: Ölü bir varlık enerjiyi çe­kip kullanamaz. Bedenindeki milyarlarca hücreyi tesir ve enerji, yönünden besleyemez. Çevresine neşriyatta bulu­namaz. Teksir yapamaz. Alıcı verici olamaz. Üretemez.

           Şuursuz bir insan da aynen bir ölü gibi: Bir enerji türü olan bilgi­yi idrak edip kullanamaz. Bilgi ve tesirleri alarak ruhunu, dolayısı ile bedenindeki maddî sistemleri bu bilgi enerjisiyle bilgilendirip, besleyemez. Böylece maddenin içyapısında enerji değişiklikleri meyda­na getiremez. Bu olumlu bilgi ve tesirleri çevresine aksettiremez. Verici olamaz. Olumlu tesirlerle yüklü astraller ve düşünce formları tek­sir edemez.

           O gün cereyan edecek tesir yüklü bir olay (bir bilgi) insanları hem teker teker hem de toplu olarak bir anda KIYAM ettirecek. Ya­ni, ayağa kaldıracak, uyandıracak, şuurlandıracak, gerçekleri kavra­malarına neden olacaktır. Böylece kişilerin ölü şuurları gömüldükleri otomatizma, nefsa­niyet, maddî menfaatler mezarından dirilip hakikatleri idrak ede­ceklerdir. Büyük bilgi bütün açıklı­ğı ile gözler önüne serilecek, varoluşun gerçek manası anlaşılacak. Takip edilmiş olan yanlış yolların geçersizliği kavranacaktır.

           Bu arada çaba sarfederek ken­dini bu büyük güne hazırlamış ve yarı şuurlanmış olanlar bu büyük bilginin yüksek titreşimleriyle ko­laylıkla uyum sağlayabileceklerdir. Hazır olmayıp o güne kadar şuurlanamayanlar. Davranış, görüş, i­nanç ve yanlış bilgilerin doğruluğu­nu inatla savunanlar. İnandıkları bilginin etrafına kalın duvarlar in­şa edenler, o gün dirilince (şuurları genişleyince) büyük bir gümbürtüyle yıkılan yanlış bilgilerinin yı­kıntısı altında ezilecek, şiddetli bir şok, şaşkınlık ve panik içinde kala­caklardır.

           Yayılan yüksek tesirlerle uyum sağlayamayacak olan bu kişiler: Dünya okulu tedrisatının sun­duğu imkânları değerlendireme­dikleri için. Yeni bir okulun tedrisatını ve uygun bir ortamı belki, milyonlar­ca yıl spatyumda beklemek zorun­da kalacakları için. Dâhil olacakları yeni tedrisa­tın daha ağır imtihanlarla yüklü olacağını idrak edecekleri için vicdanen büyük bir azap duyacaklar­dır.

           O gün: Dünya okulu tedrisatının son bulacağı; Devrenin kapanacağı. Elde edilen neticelerin inceleneceği büyük bir gün olacaktır. Fertlerin tekâmülünde küçük nüansla olsa bile şuurlanıp bir noktada düşüncelerinin birleşe­ceği, yoğunluk kazanacağı, aynı rezonans ve titreşim fre­kansı içinde kenetleneceği bir gün olacaktır.

           Dünya okulu tedrisatının son bulacağı. Irk, din, felsefe ve görüşle­rin neticede birliğe ulaşacağı. Birleşik İnsanlık Realitesinin gerçek­leşeceği gündür. İşte böyle bir güne hazırlıklı o­lup Dünya Okulunu bitirebilmemiz, bilgi titreşimlerine kolaylıkla uyum sağlayabilmemiz için yazının ba­şında sorulan suallerin cevaplarını idrak etmemiz, araştırmamız ve Spiritüel bilgileri uygulamamız ge­rekmektedir.

           Varılacak hedef nedir? Bütün bu bilgilerin tatbiki so­nucu Ruh varlığı tekâmül eder­ken. Yani tatbikatları sonucu elde ettiği bilgileri kendine maledip, maddeye sindirdikten sonra özüne aktarırken: İnsanda, beden yapısındaki-maddî sis­temlerin bilgilenmesine ve titre­şimlerinin artmasına. Çevresindeki varlıklara ve di­ğer maddî sistemlere yansıttığı te­sir ve düşünceler. Örnek davranış­lar ile onların gelişmelerini sağla­masına. Şuur genişlemesi sonucu bü­yük bir kısmı kullanılmayan beyin hücrelerinin daha geniş çapta kullanılmasına. Mutasyon olayının gerçekleş­mesine. Bilgisinden dolayı maddeye hâkimiyet kazanmasına. Üst düzeydeki varlıkların enkar­ne olabilecekleri yüksek titreşimli bir beden oluşturmasına.

           Meydana gelecek olan yüksek aura ve yayılan yüksek tesirler sa­yesinde diğer boyutlarla ve yüce varlıklarla temas kurup bilgi alın­masına. Tekâmül eden insan varlığı Dünya maddesinin gelişmesine ve frekansının artmasına sebep ola­cak.

           Yeni devre, Dünya planeti­nin daha yüksek seviyeli varlıklar için tatbikat sahası haline gelme­sini sağlayacak. Dünya maddesindeki bilginin ve titreşimin artışı planetin dönüş hızının artmasına neden olacak­tır. Planetlerin ahenk içinde dö­nerken çıkardıkları sesler evrensel bir senfoninin notalarıdır. Her planetin dönüş hızına göre çıkardığı bir ses bir nota vardır. Dünyanın dönüş hızı arttıkça çıkardığı ses (nota) da değişecektir.

           Dünya insanının birleşik in­sanlık realitesine ulaşması ve top­lu düşünce birliğinin bir noktada yoğunlaşması sonucu: Yüksek bir auranın oluş­ması, yüksek tesirlerin artması büyük bir enerji potansiyelinin meydana gelmesine neden olacaktır.

           Evrende, hem Dünya İnsanı, hem Dün­ya Planeti yaydıkları bu yüksek düzeydeki tesir ve teksirlerle yeni astral formların, yeni varlıkların ilk nedenleri olacak ve tekâmülleri oranında onları besleyeceklerdir. Planetlere olumlu tesir yayı­nında bulunacaklardır.

           Ruhsal İdare Mekanizması (RİM) meydana gelecek olan bu yoğun enerji yumağını, evrensel kanunların doğrultusunda değişik ve yüce maksatlar için, bizim idrak dahi edemeyeceğimiz birçok olgula­rın oluşmasında kullanacaktır.

Ruhsal arşiv

11.01.2008



 
 
 
 
 
BİYOLOJİK BİLGİSAYAR KEŞFEDİLDİ, SIRADA BİYOLOJİK İNTERNET VAR
Stanford’dan bir araştırma grubu, yaşayan bir hücrenin içinde çalışabilecek, hastalıkları teşhis edip toksik tehlikelere karşı alarm verebilecek biyolojik bir bilgisayar geliştirdi. Bu bilgisayar yeri gelince tehlikeli veya işe yaramayan hücreleri yok edebilme özelliğine de sahip.

KELEBEKLER YOKSA SAĞLIK DA YOK
Türkiye'nin Kelebekleri Doğa Rehberi kitabının yazarı Ahmet Baytaş, Türkiye'deki Kelebeklerin Kırmızı Listesi adlı kitap için bakın neler yazmış...

ÇÖLDE BİNLERCE MOR KÜRE BULUNDU
ABD'nin Arizona eyaletinde bulunan Tuscon şehrinde esrarengiz mor küreler bulundu.

GELECEĞİN YÜZEN ŞEHİRLERİ: LILYPADS
Gerçekten yüzen şehirlere ihtiyaç var mı? 21.yüzyılın başlarında, etkilerini her geçen gün daha fazla hissettiğimiz küresel ısınma...

KEDİ TOLDO SAHİBİNİN MEZARINA HEDİYE TAŞIYOR
İtalya’da sahibinin ölümünün ardından mezarının yerini keşfeden Toldo adlı kedi bir yıldır her gün mezarlığın yolunu tutuyor, sahibine hediyeler götürüyor.

YUNUSLAR İNSANLARA HEDİYE VERİYOR
Bir grup biyolog yunuslarla ilgili bir süredir araştırma yapıyordu. Araştırmanın sonuçları şaşkınlık uyandırıcı... Avustralya'nın Tangalooma Adası sahilinde yapılan araştırmada yunusların insanlara hediye getirdikleri ortaya çıktı.

SİİRT’TE PARANORMAL YANGIN OLAYLARI
Siirt'te yaşayan Toprak ailesinin oturduğu evdeki eşyaların 4 ayda yaklaşık 300 defa yandığı iddia edildi. Yaşananlar nedeniyle aile 4 kez ev değiştirmek zorunda kaldı. Kameralar önünde alev alan halı ve evin bir kısmı korkuya neden oldu. A.A. 23 Aralık. 2012

DÜNYANIN SONU İÇİN HAZIRLANANLAR
Hatırlanacağı üzere Maya takviminin 21 Aralık 2012 tarihini Dünya’nın sonu olarak işaret ettiğine inanan birçok kişi bir aydan az bir süre kalan gün için dünyanın çeşitli yerlerinde kendilerine göre değişik tedbirler alıyor...

UFO: SAKLI DOSYALAR
UFO’LARIN PEŞİNDE NAT GEO TV’DE 14 KASIM 2012'DEN İTİBAREN HER ÇARŞAMBA --Uzman araştırmacılardan oluşan bir ekip, UFO’lar hakkındaki gerçekleri gün yüzüne çıkarmak için kolları sıvıyor. Bilim insanlarının da yer aldığı bu ekip, her şeylerini riske atarak, yeryüzünün en gizemli UFO vakalarını ve yepyeni kanıtları bir araya getiriyor.

UZAYLILAR KENDİ VARLIKLARINI SAKLIYOR
Nükleer fizik konusunda dünyanın sayılı uzmanlarından biri olan Stanton Friedman uzaylıların kendileri hakkındaki gerçekleri kapadıklarını iddia etti.
 
 
 
Anasayfa | Hakkımızda | Yazılar | Forum | Ziyaretçi Defteri | Linkler | İletişim
Son Güncelleme: 25 Mart 2014 Salı Bu Sitenin Web Tasarımı ve Dinamik İçerik Yönetimi Red Bilişim Tarafından Hazırlanmıştır...